selçuk+sugar's profileselçuk sugarBlogListsNetwork Tools Help

Blog


    March 02

    Gitarda majör akor nedir?

    Gitarda majör akor nedir?

    Gitarda majör akor nedir?

    Gitar Sanatçısı Serhan Yasdıman | Kategori: Gitar | 3,823 kez izlendi
    Konu: Gitarda Akor Basmayı Öğrenin

    Gitarda minör akor nedir?

    Gitar Sanatçısı Serhan Yasdıman | Kategori: Gitar | 4,036 kez izlendi
    Konu: Gitarda Akor Basmayı Öğrenin

    Gitarda akor nasıl basılır?

    Gitar Sanatçısı Serhan Yasdıman | Kategori: Gitar | 8,609 kez izlendi
    Konu: Gitar Çalmaya Başlayın

    Gitar nasıl tutulmalı?

    Gitar Sanatçısı Serhan Yasdıman | Kategori: Gitar | 7,745 kez izlendi
    Konu: Gitar Çalmaya Başlayın

    Gitarda gam nedir?

    Gitar Sanatçısı Serhan Yasdıman | Kategori: Gitar | 6,414 kez izlendi
    Konu: Gitar Çalmaya Başlayın

    Gitar tabları nasıl okunur?

    Gitar Sanatçısı Serhan Yasdıman | Kategori: Gitar | 11,150 kez izlendi
    Konu: Gitar Çalmaya Başlayın

    Gitar nasıl akort edilir?

    Gitar Sanatçısı Serhan Yasdıman | Kategori: Gitar | 7,767 kez izlendi

    Not: Akoru görmek için aşağıda bulunan akor kutucuğundan istediğinize tıklayın. Tıkladığınız anda gitar klavyesi resminde ilgili akor gösterilecektir. Resimde en altta bulunan tel, gitarımızın en üst teline denk gelmektedir. Bunu karıştırmamaya dikkat edin. Biliyorsunuz zaten; E (mi) , B (si), G (sol), D (re), A (la), E (mi)... Bu konuda sormak istediğiniz birşey varsa Forum bölümündeki yardım kısmında dile getirebilirsiniz.

    Your browser does not support inline frames or is currently configured not to display inline frames.

    Büyük Akor Cetveli Burda bulamazsanız....tıklatın ve indirin

    http://rapidshare.com/files/20845035/Bueyuek_Akor_Cetveli.pdf.html

     

     

     Şiirin Adı SELÇUK ŞEKER

    Kayıt Tarihi

     Anne

    14.03.2007 

     Ara bul beni

    13.03.2007 

     Aşka inanmak

    06.01.2008 

     Bu nasıl aşk

    29.07.2007 

     Doyulur mu

    22.09.2007 

     Gaddar

    06.01.2008 

     Hayalin yetmez     

    02.07.2007 

     Kaybolurum  

    02.09.2007 

     Neşe

    06.01.2008 

    10 

     Rahmetin adı

    29.07.2007 

    11 

     Sevenlerin kaderi

    29.07.2007 

    12 

     Sevmeyen gönül

    23.06.2007 

    13 

     Şükür

    02.01.2007 

    14 

     Unutuldu mu

    01.02.2008 

     

      Toplam 1 sayfada 14 kayıt.

     

    Genel Müzik Bilgisi

    Genel Müzik Bilgisi

    Solfej notaları melodileriyle seslendirmektir.

    Bona ise notaları sadece ritmik değerleriyle okumadır.

    Nota Öğrenirken iki temel bilgi esastır.

    Bunlar ritim değeri ve nota değeridir.

    Birbiri ardına eşit aralıklı,düzenlerle sıralanan vuruşlara

    ritim denir.

    Basit Ritimler 2/4 , 3/4 , 4/4 (C) şeklinde gösterilirler..
    <!--[if !supportLineBreakNewLine]-->
    <!--[endif]-->

    Bileşik Ritimler
    Basit Ritmlerin birbirine eklenmesiyle oluşurlar.

    Örnek olarak: 5/8 , 6/8 , 7/8 , 8/8 , 9/8

    Müzik , “İnsanların kelimeler ile anlatamadığı duygu,

    düşünce ve hislerini melodik seslerle anlatma sanatıdır”.

    Müziğin diğer bir tanımı ise “insanların kendi yapılarına uygun,

    yaşadığı ortama göre sesleri kullanma sanatıdır” şeklindedir.

    SES : Bir cismin titreşiminden meydana gelen dalgaların

    hava yolu ile kulağımıza ulaşmasına denir.

    SESİN DUYULMASI ( İşitme ) : İnsanlarda işitmeyi ve duymayı sağlayan organı kulaktır. Dış kulağa iletilen ses, orta kulağa intikal eder. Orta kulaktan ise iç kulağa geçerek sinirler aracılığı ile beyine ulaşır. Böylece ses beyinde canlandırılmış diğer bir deyişle duyulmuş olur.

    SESİN HIZI : Sesin herhangi bir cisim veya maddeden çıktığı andan itibaren bulunduğu ortama göre belirli bir ulaşma hızı vardır. Bu konuda yapılan çalışmalara göre durgun ve ısı derecesi sıfır olan bir ortamda ses saniyede 340 metre hız yapar.

    SESİN TİTREŞİM ÖZELLİKLERİ : Seslerin incelik - kalınlık dereceleri ve zamana göre titreşim özellikleri vardır.

    Örneğin LA sesi bir saniyede 440 titreşim gerçekleştirir.

    Diğer sesler de buna göre düzenlenmiştir.

    MÜZİK SESLERİ : Müzik sesleri İnsan Sesleri ve Müzik Aletleri Sesleri olmak üzere ikiye ayrılır.
    İnsan Sesleri : İnsan sesleri , Kadın Sesleri ve Erkek sesleri olarak iki guruba ayrılır.
    Erkek Sesleri : Tenor (İnce), Bariton (Orta) , Bas (Kalın) olarak üçe ayrılır.
    Kadın Sesleri : Soprano (İnce) , Mezzo Soprano (Orta),

    Alto olarak üçe ayrılır.

    SES MERDİVENİ: İnsan kulağı ile duyulması imkanı olan seslerin en kalınından en incesine kadar sıralanış biçimine ses merdiveni denir. Ses Merdiveni üç bölüme ayrılır : Bunlar Kaba Bölge, Orta Bölge ve Tiz Bölgedir.
    ARALIK : İki nota arasındaki mesafeye yani ses farkına denir.

    SÜRE : Notaların vermiş olduğu zaman bütünlüğüne süre denir.

    Sesli Süre ve Sessiz Süre olmak üzere iki çeşit süre vardır.

    Sesli süreler notaların seslendiriliş zamanını,

    sessiz süreler ise notalar arası bekleme zamanını ifade eder.

    Sessiz süreler Müzikte ES işareti ile tanımlanır.

    TAM SES : İki bitişik notanın veya derecenin gösterdiği aralığa

    Tam Ses denir.

    Bu notaların gösterdiği küçük aralıklara da Yarım Ses denir

    KOMA : İki tam ses arasındaki dokuz küçük sesin

    her birine verilen isimdir.

    ÖLÇÜ : Bir müzik eserinin eşit süreli bölümlerine Ölçü denir.

    Ölçü çizgileri porteye dikey olarak konulur.

    Her ölçüde ölçü rakamı kadar nota süreleri vardır.

    EKSİK ÖLÇÜ ( ANAKRUS ) : Bazı eserlerde ilk ölçü çizgisinden önce gelen ölçülere verilen isimdir.

    1.1.3.Ses Oluşumu ve Özellikleri

    Ses cisimlerin titreşmesinden oluşur.

    Sesin oluşması için ses kaynağı, iletici ve alıcı olması gerekir.

    Kulağımıza gelen her seste tını, yükseklik, süre,

    vurgu ve gürlük nitelikleri vardır.

    Bu nitelikler;

    » Tını; seslerdeki çeşni ve renktir. Rüzgâr sesi, keman sesi, kuş sesi,

    piyano sesi gibi sesleri kendine özgü tınılarıyla ayırt ederiz

    » Yükseklik; sesin ince ya da kalın oluşudur.

    Diğer bir anlamada tiz ve pes oluşu.

    » Süre; sesin az ya da çok uzamasıdır.

    » Vurgu; sesin çeşitli şekilde çıkarılışıdır.

    » Gürlük; sesin hafif veya kuvvetli olşudur. Yani şidetidir.

    1.1.4. Müziğin Temel Öğeleri

    Müziğin temel öğeleri ritim, melodi ve armonidir.

    Bu öğeler müziği var eder.

    » Ritim: Bir müzik parçasının, zamanı belli bir süre içinde eşit

    veya değişik uzunluktaki parçacıklara bölünmesidir.

    Ritim vuruşları bir düzen oluşturacak şekilde birbirini izler.

    Bu vuruşlar müzikte nota değerleri ile gösterilir.

    Ritim yalnızca sanata değil, evrene ve canlı varlıkların

    yaşamlarına da hâkim olan öğedir.

    » Melodi: Melodi veya ezgi antik çağda “melos”

    (bir lirik şarkı üzerine söylenen şarkı) kelimesinden türetilmiştir.

    Melodi, tek sesle ifade edilen kendine özgü

    karakteriyle müzikal fikirdir.

    Örneğin;9.senfoni, romans ve türkülerimiz.

    » Armoni: Akorların (en az iki sesin aynı anda çalınması) art arda

    bağlanmasından meydana gelen müzik dokusudur.

    1.1.5. Müzik Türleri

    Toplum yaşamıyla birlikte sürekli oluşum

    ve gelişim halinde olan müziğin kaynağı tür

    ve işlev bakımından çeşitlilik içerir.

    Bu çeşitliliği sıralamak oldukça zordur.

    Her dönem ve yaşanılan yer bakımında çeşitlik sağlar.

    Müzik türlerini ana ve alt başlıklar halinde şöyle

    sıralayabiliriz.

    Gelişmişlik Düzeyine Göre

    » İlkel müzik

    » Yarı gelişkin müzik

    » Gelişkin müzik

    Yaygınlığına Göre

    »Yerel müzik

    » Ulusal müzik >uluslar arası

    müziğe yönelik olduğu o Kültürel amaca göre

    >Geneleksel müzik (halk müziği) >Klasik müzik Popüler müzik

    o İnanç özelliği taşıyıp taşımadığına göre :

    >Dinsel müzik >Din dışı müzik

    o Yerleşim birimini yapısına göre

    >Kırsal kesim müziği >Kent müziği

    O Uluslara göre

    >Türk müziği >Çin müziği >Alman müziği

    >Arap müziği >Çingene müziği vb

    o Kıtalara göre

    >Avrupa müziği >Asya müziği >Afrika müziği

    o Kullanıldığı etkinlik ve konulara göre

    >Dans müzik >Film müziği

    o Ait olduğu döme göre;

    >barok modern >klasik romantik

    o Seslendiricisinin sayısına göre;

    >solo seslendirme

    o Topluluğunun niteliğine göre;

    >orkestra müzik >koro müzik >oda müzik >bando müzik

    >konser müzik >eğlence müzik >fon müzik.

    o Yöneldiği yas kesimi göre;

    >çocuk müzik, >gençlik müzik.

    o Örgüsü ve dokusuna göre;

    >Tek sesli müzik, >çok sesli müzik

    o Dayandığı ses sistemi göre;

    >makamsal müzik, >modal müzik >tonal müzik

    o Oturtma ya da görevlendirmeye göre;

    >çalgı müzik, >ses müziği.

    o Özellik kazandıran çalgıya göre:

    >kemen müzik >piyano müzik, >davul zurna müziği

    1.2. Temel Müzik İşaretleri

    1.2.1. Porte (dizek)

    Birbirine paralel beş yatay çizgi ve dört eşit aralıktan oluşan

    nota yazmak için kullanılan şekle denir..Şekil 1.2

    Şekil 1.2.Dizek

    Aynı zamanda porte çizgileri dışına da nota yazılmaktadır.

    Ek çizgi dediğimiz çizgiler kullanılır.

    Enstrüman veya vokalin sesinin ince veya kalınlığına göre

    porte çizgisinin altına ve üstüne ek çizgiler eklenir.

    1.2.2. Nota ve Değerleri

    Dizekteki sesleri ve bu seslerin süre uzunluklarını

    belirtmeye yarayan işaretlere nota denir.

    Bütün sesleri tanımlayan yedi nota vardır.

    Bu notaları şekilleriyle tanırız.

    Birlik notadan almış dörtlük nota sürelerine kadar notalar vardır.

    Do Re Mi Fa Sol La Si Türkçede kullanımı

    C D E F G A B İngilizlerin kullanımı

    C D E F G A H Almanların kullanımı

    Porte (dizek) üzerinde notaların yeri ve nota isimleri;

    Notalar porte çizgisinin sırayla üzerine ve arasına yazılır

    Süresi en uzun olan birlik notadır ve dört vuruştur.

    Birlik nota her seferinde süresi ve vuruş sayısı ikiye

    bölünerekten diğer değerleri oluşturur.

    Bu notalar süre olarak kendi isimlerini alırlar.

    Örnek;2’lik nota 2 vuruştur, yani tınlama süresi 2 birim kadardır.

    Sayısal olarak da 2/4 bütünün yarısıdır(Birlik nota).

    Birlik notadan iki tane ikilik, dört tane dörtlük,

    sekiz tane sekizlik elde edilir diyebiliriz.

    Tersten de gidersek sekiz tane sekizlik nota bir tane birliğe denktir.

    1.2.3. Sesiz (es-susmalar) Notalar

    Müzikte sessiz süreler susma ile gösterilir ve işaretlenir.

    Türkçede “susma”,”susku” ve “es” gibi benzer kelimelerle de belirtilir. Sesli notalar gibi sessiz notalarda da yedi susma işareti vardır.

    Sessiz (es) notalarda isminden de anlaşıldığı gibi müzik partisinde işaretlerin olduğu yerde ses kesilir(susuturulur).

    Bu işaretlerin dizek üzerinde gösterimi aşağıdaki gibidir.

    1.2.4. Anahtarlar

    Müzikte üç tür anahtar vardır.

    Bunlar “Sol anahtarı”, ”Fa anahtarı”, “Do anahtarıo” dır.

    » Sol Anahtarı: Dizeğin ikinci çizgisinden çizmeye başlanılır ve

    beşlanılan ses “sol” sesidir.

    Gitar, flüt, bağlama ve keman notaları bu anahtarda yazılır.

    » Fa Anahtarı: Fa anahtarı, alt oktavlardaki kalın dizek içine yerleştirebilmek için kullanılır.

    Dördüncü çizginin dışında üçüncü çizgiden başlayan

    “Fa anahtarı”bulunmaktadır.

    Piyano, basgitar, kontrubas notaları bu anahtarda yazılır.

    » Do Anahtarı: Do anahtarı, genelikle orta seslerin yazılışında kullanılır. Dört çeşit do anahtarı bulunmaktadır.

    Şu anda bir tanesinin yerini bilmek kafidir ,diğerlerini siz araştırınız.

    1.2.5. Süre Uzunluğunda Yardımcı İşaretler

    » Nokta: Yanına konduğu notayı yarı değeri kadar uzatır.

    Aşağıda noktalı notaların süre uzunlukları görülmektedir.

    » Çift Nokta: Bir nota veya susma işaretinin yanında

    iki nokta olduğu zaman birinci nokta değerinin yarısı,

    ikinci nokta ise noktanın süre değerinin yarısı

    kadar önüne geldiği noktanın süresini arttırır.

    » Üçleme: Doğal bölünümlü ikişerli olan bir nota değerinin,

    geçici olarak üç eşit parçaya bölünmesine üçleme denir.

    Üçleme notaların altına ya da üstüne üç yazılır.

    » Legato (Bağlı): Notaların birbirine bağlanarak,

    seslendirilmesine legeto denir.

    Birinci nota çalınır, iki notaya bağlanır.

    » Durgu (puandorg):Üzerlerine geldiği notayı genellikle normal uzunluklarının iki katı uzatır.

    Ancak, müziksel nedenlerden dolayı yorumcuya bağlıdır.

    İstenilen sürede seslendirilir. Genelde son notanın üzerinde bulunur.

    Şek.1.15.

    » Tekrar İşareti: Bir müzik eserinin herhangi bir bölümünde

    melodi tekrarı için kullanılır.

    » Dolap: Tekrar edilen bölümün ikincikez seslendirilişinde

    “1”yazan ölçüler atlanır ve “2” yazan ölçüden çalınır.

    » Da Capo(D.C): Da capo,tekrar işaretinin yanında bulunuyorsa

    en başta dönülür ve eserin sonuna kadar tekrar edilmeden seslendirilir.

    » Senyo: Tekrar işaretine ikinci kez rastlandığında,

    aynı işaretin ilk bulunduğu ölçüye dönülür ve

    bu ölçüden başlayarak “son” anlamına gelen “fine”

    kelimesinin olduğu yere kadar seslendirilir.

    Genel Müzik Bilgisi Nota Yazım Tekniği 2

    Genel Müzik Bilgisi Nota Yazım Tekniği

    1.2.6. İfadelendirme İşaretleri

    » Staccato: Notaların sıçratılarak seslendirilmesine denir.

    Diğer bir anlamda kesik kesik de diyebiliriz.

    Staccato, notanın altına ya da üstüne bir nokta ile

    Yazılarak gösterilir.

    » Çarpma: Asıl sese gidilmeden önce çok kısa bir süre başka

    sese çarpıp asıl sese dönmedir. Bu şekilde asıl ses vurgulanmış olur.

    » Tril: Asıl ses ile komşu sesin birbiri ardına oldukça hızlı ve

    uzunca süren seslendirilmesidir.

    » Tremolo: Bir sesin komşu ses ile değil, komşunun yanındaki ses ile

    birbiri ardı sıra olabildiğince hızlı seslendirilmesiyle elde edilen bir süslemedir.

    1.3. Ses Değiştirici (altere) İşaretler

    Bu işaretler önüne geldiği notayı inceltir (tiz), kalınlaştırır (pes) ya da eski doğal

    haline getirir. Ses değiştirici işaretleri iki ana grupta toplayabiliriz. Şek.1.24.

    1.3.1. Evrensel Müzikte Değiştirici (Altere) İşretler.

    Batı müziğinde her ses arasında yarım ton farkı vardır.

    Dolayısıyla bir sesi yarım ses inceltmek ve

    yarım ses kalınlaştırmak için notadan önce bu işaretlerden konulur.

    »Diyez ( # ):Önüne konulduğu notayı yarım ses inceltir (tiz).

    »Bemol ( b): Önüne geldiği notayı yarım ses kalınlaştırır (pes).

    » Natural (doğal):Ölçü içerisine arıza almış veya ton olarak arızalı parçalarda

    kullanıldığında nota eski sesine-tonuna gelir. Şek.1.27.

    1.3.2. Türk Müziğinde Değiştirici İşaretler

    Türk müziğinde notalar arası uzaklık batı müziğine nazaran daha azdır.

    Bati müziğinde yarım perde dediğimiz ses,

    Türk müziğinde on ikiye kadar bölünmektedir.

    Bu bölümlerin her birine “KOMA” adı verilir.

    En küçük ses aralığı anlamına gelmektedir.

    Batı müziğinde yarım aralık veya yarım perde bir komadır.

    Yukarıda da görüldüğü gibi Türk müziğinde 4 komalık bakiye,

    5 komalık küçük münecenneb, 8 komalık büyük mücenneb, 9 komalık tanini,

    12 veya 13-14 komalık artık ikili aralıkları (en küçük ses uzaklığı) ulunmaktadır. Bu seslerdeki farklılıkları duyabilmek için çok müzik dinlemek ve müzik dağarcığına hakim olmak gerekir.

    Çünkü ses aralıkları çok yakın ve kulağa benzeş gelebilir.

    İleriki konularda, Türk musikisi

    makamlarında, daha net olarak bu aralıkları görebiliriz.

    2.1.2 Müzikte Diziler.

    Dizi; Latince merdiven anlamına gelen “scala” sözcüğünden gelmektedir.

    Sekiz sesin ardı ardına sıralanmasına dizi denir.

    Örnek; Do1 den Do2 ye kadar olan seslere “Do”dizisi denir.

    Klasik batı müziğinde temel dizi “Diyatonik” dizidir. Şek.2,8’de olduğu gibi.

    Avrupa’ya özgü bu dizilerin temeli Yunanlıların kulandığı dizilere kadar uzanır(daha eski dönemlerde diyebiliriz.

    Ör: Frigyen dizisi frigyalılar döneminde kullanılmıştır.)

    Bunlar;

    » Majör Dizisi(gamı): İki tam bir yarım, üç tam bir yarım (TTYTTTY)

    aralıklardan meydana gelen diziye majör dizi denir.Bir diziyi majör yapan

    özellik 1.derece ve III.derece aralığının büyük üçlü olmasıdır.Major dizilerde do

    majör dediğimiz C olarak gösterilir.Şekil 2.12.

    Major dizi Bütün majör gamlar bu formülle elde edilir.

    Eğer, tam ses olmama durumu varsa bemol ve diyez işareti koyarak iki ses arasındaki uzaklığı bu formüle uyarlarız.

    » Minör Dizisi (gamı)

    Bir majör dizinin VI.derece sesi üzerine oluşturulan yeni dizi minör dizidir.

    Bir diziyi minör yapan özellik I.derece ve III.derece arasının küçük üçlü olmasıdır.Örneğin;Do majör’ün altıncı sesine bakarsak yani VI .

    derecesi La ‘dır.La sesi üzerine kurulan yeni dizi

    (gam) La minör dizisidir.Uluslararası gösterimi Am dir.

    2.2. Temel Müzik Terimleri

    Müzikte çeşitliliği sağlayan da bu işaretlerdir.

    Bu işaretleri de iki ana grupba ayırabiliriz.

    2.2.1.Hız (hareket) Terimleri

    Haraket, bir müzik eserinin hangi yavaşlıkta veya

    hangi hızlılıkta çalınacağını belirtir.

    En yavaş en hızlı birçok hız terimi vardır.

    Bu terimlerin çoğu İtalyanca’dan gelmedir ve

    müzik parçasının –notasının-dizeğinin sol üstüne yazılır.

    Aşağıda görüldüğü üzere ismi ve hızın anlamı verilmiştir.

    İSMİ ANLAMI

    Grave, Çok ağır

    Lento ,Ağır

    Largo ,Geniş

    Larghetto ,Oldukça geniş

    Adagio ,Acele etmeden

    Andante,Orta yürüme hızında

    Moderato, Orta dızda

    Allegretto ,Oldukça hızlı

    Allegro ,Hızlı

    Vivace ,Canlı

    Presto ,Çok hızlı

    Prestissimo ,Son derece hızlı

    2.2.2.Nüans (ayırtı) Terimleri

    Bir müzik eserinin yorumlanması sırasında,

    seslere uygulanan kuvvet yada hafiflik derecelerine nüans denir.

    Bunlar gürlük terimlerini oluşturur. Terimler İtalyanca’dır.

    Terimler nota üzerinde kısaltmalar şeklinde kullanılır.

    Başlıca nüans terimleri aşağıdadır.

    TERİM ANLATIMI KISALTMASI

    piaissimo ,çok hafifi pp.,ppp.

    piano ,Hafif p.

    mezzo piano ,orta hafiflikte mp.

    mezzo forte ,orta kuvvete mf.

    forte ,Kuvvetli f.

    Fortissimo, çok kuvvetli ff.

    molto fortissimo, çok fazla kuvvetli fff.

    forzando, con forza ,çok kuvvetli , vurgulu fz.

    forte piano ,kuvvetliden sonra hafif fp.

    crescendo ,gittikçe kuvvetlenerek cresc.

    decrescendo ,gittikçe hafifleyerek decresc.

    Bu terimlerin Nota üzerindeki kullanımı aşağıdaki gibidir .Şekil:2..15.

    3.RİTİM VE ÖLÇÜ (USÜL)

    Diğer konularda ritimi vurgulamıştık.

    Müziği var eden üç temel öğe; ritim, melodi ve armoniydi.

    Ritim kalıpları (ölçüleri) Batı ve Türk müziğinde değişiklik göstermektedir. Türk müziğinde yetmiş iki adet usul vardır.

    Batı müziğinde ise buna nazaran azdır.

    Ölçüler aynı zamanda karmaşıktır. Ör:7/16, 13/8 gibi

    Bu faaliyette ritimin, ölçünün ve vuruş şekillerinin

    nasıl olduğunu öğreneceksiniz.

    Basit ölçü ve vuruşları yapabileceksiniz.

    Batı ve türk müziğinde kullanılan vuruş şekilleri ve

    ölçüler hakkında bilgi edineceksiniz.

    Bu bilgi dahilinde dinlediğiniz müziklerde ritmik

    şekillerin ne olduğu hakında sezgisel bilgi ve basit ölçülerin

    el hareketlerini (vuruş) yapabilme becerisi kazanacaksınız.

    3.1. Ritim Duygusu

    Ritim, zamanın belli bir süre içinde eşit veya değişik

    uzunluktaki parçacıklara bölünmesiydi.

    Bu bilgiyi önceki vurgulamamızdan biliyoruz.

    Müziğin matematiksel (sayısal) olarak parçalara bölünmesi de diyebiliriz.

    Bu ritmik yapılar yaşanılan coğrafyanın etkileşimlerine

    göre farklılık göstermektedir.

    Örneğin, Türk müziğinde bozlak, İç Anadoluda var olmuş bir ritmik yapıdır. Mzurka Polonya halk dansıdır ve ritmik yapısı farklıdır.

    Flemnco ve halk müziği ritimlerinden de birçok örnekler verebiliriz.

    Ritim duygusunu ilerletmek için çok çeşitli müzikleri dikatle dinlemek gerekir.

    Bir süre sonra belleğimizde müziksel hafıza oluşacaktır.

    3.2. Ölçü (usul) ve Vuruş

    » Ölçü: Bir müzik eserinin süre olarak birbirine eşit parçacıklara

    bölünmesine ölçü denir.

    Ölçü eşit zaman kümeleridir ve müzik yazısında birbiriden

    Ölçü çizgileri ile ayrılır.

    » Rakam: Bir müzik eserinin ölçüsü, anahtardan hemen sonra

    sayısal olarak yazılır. Rakamlar üst üste yazılır.

    Üsteki rakam ölçüyü oluşturan zaman birim

    değerlerinin sayısını gösterir.

    Alttaki rakam ise bu değerlerin niteliğini belirtir.

    » Vuruş: Ölçü vurma, zamanın sırasını ve notanın değeri kadar

    tınlama süresini el hareketleri ile belirtmektir.

    Enstrüman çalışmalarında ayak hareketleri ile ölçü vuruşlarını da yapabiliriz.

    3.2.1.Batı Müziğinde Ölçü ve Vuruş Kavramı

    Batı müziğinde ölçü ve vuruş kavramı klasik müziğe ayarlanmaktadır.

    » Ölçü Çeşitleri

    Basit Ölçüler: Bir zamanı meydana getiren değerlerin tümü birlik,

    dörtlük ya da sekizlik benzeri ikişerli değer işaretine denk düşerse,

    bu çeşit zamanlardan kurulu ölçülere basit ölçüler denir.

    Basit ölçüler üçe ayrılır.

    İki zamanlı, üçlü zamanlı ve dörtlü zamanlı.

    Sırasıyla Şek.3.4 ‘te göründüğü gibidir.

    Bileşik Ölçü: Bir zamanı oluşturan değerlerin hepsi, noktalı birlik,

    noktalı ikilik, noktalı dörtlük ya da noktalı sekizlik gibi bir noktalı değer

    işaretine denk ise bu ölçüler bileşiktir. Şek.3.5.

    Aksak Ölçüler: Bir ölçü hem ikili zamanı hem de üç zamanı içeriyorsa

    bu ölçü aksak ölçüdür. Aksak ölçüler de üçe ayrılır.

    İki zamanlı, üçlü zamanlı ve dörtlü zamanlı.

    Sırasıyla aşağıdaki gibidir. Şek.3.6.

    » Vuruş çeşitleri

    Vuruş, verilen zamanı elle parçalara bölmektir.

    Mümkün olduğunca el hareketleri kesin ve sınırlı olmalıdır.

    El hareketleri aşağı yukarı ve sağa sola pozisyonlarda yapılır.

    Vuruşları temel olarak altı başlıkta toplayabiliriz.

    İki zamanlı ölçünün vurulması:

    Birinci zaman aşağı ikinci zaman yukarı yapılır.

    Üç zamanlı ölçünün vurulması:

    Birinci zaman aşağı, ikinci zaman sağa

    yukarı, üçüncü zaman sola yukarı yapılır.

    Dört zamanlı ölçünün vurulması:

    Birinci zaman aşağı, ikinci zaman sola

    yukarı, üçüncü zaman sağa, dördüncü zaman yukarı sola yapılır.

    • Beş zamanlı ölçünün vurulması:

    • Yedi zamanlı ölçünün vurulması:

    • Dokuz zamanlı ölçünün vurulması:

    3.2. 2. Türk Müziğinde Usul (Ölçü ) ve Vuruş

    Batı müziğinde usul ve vuruşun birçoğu türk müziğinde de geçerlidir.

    Burada sadece Türk müziğinde geçerli olanları açıklıyacağız.

    » Usül (Ölçü )

    Eşit sayıda değişik vuruşlardan meydana gelmiş ritim kalıplarıdır.

    Türk müziğinde usuller el hareketiyle belirtilir.

    Diğer bir anlamda tempo tutulur ve bu hareketler eserin

    sonuna kadar disiplin içersinde devam eder.

    Türk müziğinde usuller şu kelimelerle ifade edilir.

    Sağ el sağ dize kuvvetli, sol elde sol dize zayıf zamanlı vurularak ifade edilir.

    DÜM-TEK-TEKE-TEKA-TEKKA-TAHEK

    DÜM: Kuvvetli zaman demektir.

    Sağ elle sağ diz üzerine vurularak ifade edilir.

    TEK: Hafif zaman demektir.

    Sol elle sol diz üzerine vurmakla ifade edilir.

    TEKE: Birbirine eşit kısa zaman.

    Sağ el sağ dize, sol elde sol dize eşit zamanda bir biri ardına vurulmasıdır.

    TEKA: Bir uzun ve bir kısa zaman.

    Sağ ve sol ellerin, sağ ve sol dizlere vurulmasıyla icra (ifade) edilir.

    TAHEK: Sağ ve sol ellerin birlikte havaya kaldırılıp

    dizler üzerine vurulmasıyla icra edilir.

    » Usul (Ölçü ) Çeşitleri

    Açıklamalarını yapacağımız on beş zamanlıya kadar olan usullere küçük usul, on beş zamanlıdan yukarı olan usullere büyük usul adı verilir.

    Basit, birleşik ve aksak ritimler olarak da sıralayabiliriz.

    Aşağıda küçük (basit, birleşik. aksak) ve büyük usullerden

    verilecektir. Diğer usuller ileriki öğrenme faaliyetlerinde verilecektir.

    Aynı zamanda sizde araştırınız.

    NİM SOFYAN:(Basit usül) iki zamanlıdır. 2/4 ‘lük ölçüsündedir.

    Bu usulde oyun havaları, türküler ve marşlar yazılmıştır.

    Vuruluşu: Şek.3.13 35 Şekil.3.13.Nim sofyan

    SEMAİ: Üç zamanlıdır. ¾ ‘lük değerindedir.

    Bu usülde oyun havaları ve şarkılar yazılmıştır. Vuruluşu: Şek.3. 14

    Şekil.3.14 Semai

    SOFYAN: Dört zamanlıdır. 4/8 likve 2/4 lük değerlerde vurulur.

    vuruluşu.Şekil.3.15

    TÜRK AKSAĞI: Beş zamanlıdır. 5/8’ lik ve 5/4’ lük değerdedir.

    Vuruluşu: Şek.3.16


    Müzik dersleri: nota şekillerinin yazılışı

    Müzik dersleri: nota şekillerinin yazılışı

    Müzik dersleri: nota şekillerinin yazılışı


    Notalar, kıymetlerinin her türlüsünde düzgünlükle yumurtamsı çizilmiş bulunmalıdır. aşağıdaki misalde görüldüğü üzere, yuvarlak yazılı notalar akor yazısında temas noktaları tamamen dolmuş olacağından- kalın bir çizgi gibi görünerek, okunmaları güçleşir. beyzi notalarda ise temas noktası iki taraftan kapanmadığından, o sayede okunmaları kolay olur. bu fark göz önünde tutulup hiç olmazsa çok sesli ve akorlu yazılarda notaları beyzi çizmeye çalışmalıdır.

    şekil 1:



    İkilikten başlayıp dörtlük, sekizlik ve daha küçük kıymetteki notalara beyzi uçlar porte aralık ve çizgilerine hep eğrilemesine yazılırlar (şekil 2).



    sükût (es) İşaretleri ve yazılışları

    kıymetler gibi esler de çeşitli ve portedeki yerleri bazen farklıcadır.
    a) birlik es, portede daima dördüncü çizginin altındadır. b) İkilik es, portede üçüncü çizgi üstüne konur (şekil 5).
    şekil 5:



    c) dörtlük es, portenin ikinci çizgisi ile dördüncü çizgisi arasına yazılır. yalnız, bunun alt ve üst kuyrukları aşağıdan birinci aralığın içine ve yukarıdan dördüncü aralığın içine biraz girmiş bulunurlar (şekil 6).



    d) sekizlik, onaltılık ve otuzikilik eslerdeki çengelli uçlar üstten portenin üçüncü aralığına yazılırlar. sekizlik esin bacağı portenin ikinci çizgisine, onaltılık bacağı birinci çizgiye, otuzikilik olanın bacağı da birinci çizginin az altına uzatılır. altmışdörtlük este, çengelli uç dördüncü aralıkta olmak üzere, bacağı otuzikilik esinki kadar indirilir (şekil 7).



    bu örnekteki gibi, eslerin çengelleri daima porte aralıklarına yazılacağına dikkat edilmelidir.
    piyano, koro ve orkestra partisyonlarında eslerin yerleri ister istemez değişebilmektedir (şekil 09).
    şekil 8:



    e) noktalı nota ve eslerin noktaları işaretin daima tam önüne ve porte aralıklarına konulmalıdır. çizginin üstüne nokta konulmaz. çünkü, üst üste gelecek aynı renkler birbirini yok ederler (şekil 9-a).



    bir ölçüden daha fazla, yani birkaç ölçülük olan esler şu misalde görüldüğü üzere, yazılırlar (şekil 9-b).





    nota bacaklarının çekilişi

    tek olarak, her notanın bacağı, adlandığı sesin oktavına kadar uzatılır.

    a misalinde görüldüğü üzere, birinci çizgi altındaki do notası, portenin üçüncü do aralığının ortasına, re dördüncü çizgiye, mi yukarıdaki mi aralığına ve birinci aralıktaki fa beşinci fa çizgisine kadar uzatılır. öbür notalar da yukarıdaki gibi oktavlarına kadar uzatılırlar.

    birinci ilâve çizgili alt do notasından itibaren re, mi, fa, sol, la notalarının bacakları yukarı, sonra gelen si, do, re, mi, fa, sol, la notalarının bacakları da aşağı çekilir (şekil 10).



    aşağıdaki örnekte görüldüğü üzere ilk ilâve çizgili kalın si notası ile ondan pes düşen bütün ilâve çizgili notaların bacakları hep portenin üçüncü si çizgisine kadar çekilirler (şekil 11).



    gelen örnekte görüldüğü gibi, birinci ilâve çizgili si notasından başlayıp yükselen notaların bacakları hep portenin üçüncü si çizgisine kadar indirilirler (şekil 12).



    nota bacakları porte üzerindeki yerlerine göre yukarı veya aşağı çekildiklerinde, aşağı indirili bacaklar nota yuvarlağının solundan, yukarı çekilenler nota yuvarlağının sağından çizilmelidirler (şekil 13).



    İlâve çizgileri arasındaki açıklık, porte çizgilerinin açıklıkları kadar olmalıdır. üst üste sıralı ilâve çizgileri hep aynı uzunlukta ve bir hizada olacaklardır (şekil 14).



    kıymet çizgileri

    notalar çoğu zaman düz birer çizgiyle birbirlerine bağlanırlar. grup halinde görünen notaları bağlayan bu çizgiler, sekizlik kıymette 1, onaltılıklarda 2, otuzikilik ise 3 düz ve paralel çizik olur. bunlar, tekli notalardaki çengellerin birleştiriminden ibarettir (şekil 15).



    birleştirmeler, basit ve mürekkep ölçülerde, vuruşlara göre bölünebilir kümeler halinde olmalıdırlar. bazı mürekkep ve aksak usûllerde, bu gruplar, ölçünün bölüm ve vuruşlarına uygun surette düzenli yazılmalıdırlar, ta ki okunmaları kolay olsun, icrada bir çırpıda emniyetle kavranabilsinler.



    gruplamalar, ölçü birimi dairesinde yapılmış olmalıdır. ölçüdeki notalar ne türlüden bölüntülü olursa olsun, her grup hep ölçünün vuruşlarına göre kümelenmiş bulunacaktır (şekil 16 ve 17).





    şekil 17:







    aşağıdakiler de aynı cümledendir:

    türlü yükseklikteki notaların bacakları kıymet çizgisiyle nasıl bağlanacaktır? türlü seslerden kurulu kümelerin kıymet çizgileri portedeki bir üçlü aralığı kadar iniş ve çıkış meyli göstermelidirler. bu gibi hallerde bazı notaların bacakları (şekle uyması için) oktavdan fazlaca uzatılır.

    nota bacakları inik ise en pes notanın bacağı normal boyda uzatılır. bu ses, kümenin ayarlama notası olur. grubun son notası bu ayarlama notasına bir üçlü meyli verdirecek surette indirildikten sonra kıymet çizgisi ikisi arasına çizilir. öbür nota bacakları düzgün olarak indirilirler (şekil 19).





    yukarıda a örneğinde görüldüğü üzere, nota bacakları üçüncü si çizgisine kadar uzatılıyorsa, kıymet çizgisi düz ve porteye paralel çizilir. gruplarda oktava kadar uzatılacak nota eğer varsa, öbür yüksek veya pes notalar hep o sese tâbi olarak (b örneğinde görüldüğü gibi) o notanın hizasına kadar uzatılırlar, kıymet çizgisi öbürleri gibi düz çekilir.

    kümeyi teşkil eden notalar arasında aynı sesten iki veya daha fazla nota varsa, öbürlerinin kıymet çizgileri hangi seviyede olursa olsunlar- müşterek sesler dolayısıyla hep düz çizilmeli ve porteye düşmelidirler (şekil 19).



    porte çizgileri kıymet çizgilerinin arasında bırakılmamalıdır (şekil 20).
    şekil 20:



    müzik yazısında nispet ve kıymet ölçüsü

    müzik sanatı kulağa ses unsurlarıyla çizilebilen bir ölçüm sistemi gibidir. müzik, kalbin atışı gibi düzenli ve ölçülü çalışacak bir işleyiştir. ölçü, zaman ve hareket, laboratuar kıvam ve dozları kadar incelikle işleyen bir tartı hassasiyeti gösterirler. tabiattan esasın bir denklik ve armoni dairesinde doğan sesler daimi bir dirilik ve disiplin içinde akıp gideceklerdir. böylesine ince ve hassas ölçülerle düzenleyici bir varlık olan müzik sanatının yazısı da göz için mümkün olduğu kadar bir sismograf hassasiyetiyle işleyerek süre derecelerini berraklık içinde gösterebilmelidir.

    nota kıymetleri şeklen gerçi benzeşmezlerse de portede adlandırdıkları zamandaki sesleri tam kendi kıymetleri miktarında sürmelidir. yani, her nota taşıdığı kıymet kadar uzar. kıymetler, parça içinde, usûle göre en muntazam bölüntülerle ölçülür. ölçülü parçalar ölçülü hareket ve tempolarla icra edilirler. müzik yazısındaki işte bu tartıları muayyen birer ölçüm nispeti dairesinde belirtmeye çalışacağız

    şekil 21



    nota kıymetlerine göre mesafelendirmede dikkat edilecek oranlar şöyle olur (şekil 21).

    bu mesafelendirme işinde gerçi kesin birer uzunluk ve ölçüm bahis konusu olamazsa da, bir ikilik açısı eğer a misalindeki kadarsa, öbür kıymetler şemada noktalarla gösterilen farklar kadar olmalıdır. İkilik mesafesi veya aynı satırdaki en küçük kıymet açıklığı biraz büyük veya kısa alındığı zaman, öbür kıymetler arasındaki farklarda şekildeki nispetler manzumesine uygun ölçülerde olmalıdır.
    yalnız, bir müzik parçasının her satırında hep aynı notalar bulunmaz. bunun için, yazıdaki nispetler düşünülürken (eseri baştan sona her zaman aynı nispetlerle yazmak mümkün olamayacağından) müziğin her satırı için cüzi farklarla baştan birer oran tahmin etmek gerekir. parçanın baştan sona kadar aynı nispetlerle yazılması mümkün olacaksa, o taktirde en uygun şekil pek tabiidir ki zaten mevcut demektir.

    yukarıdaki a şeması görüldükten sonra şöyle bir soru akla gelebilir. şeması görüldükten sonra şöyle bir soru akla gelebilir. İkilik bir nota dörtlüğün bir misli fazlası olduğuna göre, uzaklıkta neden aynı mesafenin yarısıyla gösterilmesin? gerçi bu yerinde bir düşüncedir ama o hesabı kabul edecek olursak pek küçük kıymetleri taksime imkân kalmaz. küçük kıymetlerin arası o kadar daralacaktır ki, notaların git gide adeta üst üste yığılışacakları görülür (şekil 21).

    noktalı notalarda mesafeler, kıymetler arasındaki açıklıklara uygun düşmek suretiyle, noktasız hallerinden biraz daha uzun olmalıdır (şekil 22).



    trioleler hangi kıymetlerle yazılı olursa olsunlar, notaları arasındaki mesafe, trioleli olmadıkları zamandaki kadar olmalıdır. meselâ, iki sekizlik arasında ne kadar mesafe varsa, sekizlik triolelerin notaları arasındaki uzaklıkta o kadar olmalıdır. diğer kıymetlerle yapılan üçlemelerde aynı kurala uymalıdır (şekil 23).



    nota yazmağa başlarken

    eğer arıza yoksa anahtardan, arıza varsa arızadan sonra, ölçü içlerinde ise ölçü çizgisinden itibaren birer nota başı kadar aralık bırakılmak suretiyle yazıya başlanmalıdır. ölçünün ilk vuruşundan önce zamanla mukayyet bir mesafe yoktur. bazı kimseler ölçü çizgisinden sonra adeta bir dörtlük mesafe açarcasına notaya başlıyorlar. dikkat etmeyecek olursak, gerek hiçbir şey ifâde etmeyen bu açıklık, gerekse ölçünün son vuruşunun ölçü çizgisiyle olan mesafesi lüzumsuz ve mânasız kalırlar (şekil 24).



    birinci ölçünün son vuruşundaki mi ile ölçü çizgisinin arası bir dörtlük notanın tınlama mesafesidir. ölçü çizgisi o müddetin sonunu sınırlandıran bir kesim olduğuna göre, yeni ölçünün ilk vuruşu evvelindeki çizgiye pek kısa bir açıklıkla yazılmalıdır (yani parçanın içindeki açıklık nispetlerinde olmalıdır): ikinci ölçünün ilk vuruşundaki do notası açıklığında olmalıdır.

    mesafelemede, nota yuvarlakları değil, nota bacakları arasındaki açıklık esastır. buna göre; nota bacakları hep aynı tarafa çizilecekse, eşitlik hep aynı mesafelerle devam edip gider. ancak nota bacaklarının istikameti değiştikçe bunun vuku bulduğu yerde mesafe daralır. çünkü, evvelce de bahsettiğimiz gibi, yukarı çekik nota bacakları nota yuvarlağının sağından, aşağı çekilenler de yuvarlağın solundan çekileceği için aradaki mesafe bir nota yuvarlağı kadar kısalır. böyle zamanlarda mesafeyi normal hale getirmek için, bacak yönelişi değişen o notayı bir nota başı kadar ilerden almak gerekir (şekil 25).



    nota bacaklarının aşağı çekikliği devam edip giderken, sonra gelen nota bacağı aksi istikamete çekilirse bu sefer de mesafe bir nota boyu genişler. bu taktirde mesafeyi bir nota boyu kısa almalıdır (şekil 26).



    ölçü çizgileri ile notalar arasındaki mesafeler için de aynı kural geçerlidir. ölçü çizgisinden önce gelen nota bacağı aşağı çekiliyorsa, ölçü çizgisi de nota bacağı gibi telâkki edilerek evvelki nispet yine aynen muhafaza olunur. bacak yukarı çekiliyorsa, ölçü çizgisine bir nota boyu kadar yakın düşüyor demektir ki, bunun için de ölçü çizgisi bir nota boyu kadar ilerden çekilmelidir (şekil 27).



    bundan sonra nota nispetlerinin göz kararlamasıyla yazılmasına çalışılmalıdır. dediğimiz esas ve kaidelere bağlı kalınarak çalışılırsa el melekesiyle göz ölçümü yazıyı adeta riyazî bir mesafelendirme disiplinine sokabilir ki, kabul edilen ve makbul olan da esasen budur. netice itibariyle, baştan beri yazageldiğimiz kurallar titizlikle tatbik edildiği taktirde alışkanlık zamanla iyice olgunlaşabilir.

    nüans İşaretleri hakkında ufak bir ikaz!

    nüans işaretleri, şekil veya yazı ile ifâde edildikleri zaman, hangi notadan itibaren başlıyorsa, başlangıç noktaları o notanın tam altından ve hizasından alınmalı ve bitiş noktasına kadar uzatılmalıdır (şekil 29).



    koro, piyano ve oda müziğine ait eserler ile orkestra ve bando partisyonlarının yazılmasında dikkat edilecek noktalar:

    genellikle çok sesli müzik parçalarında partiler hep aynı harekette devam etmeyebilirler. çok kere uzayan bir sesin üst veya altındaki öbür kısımlar birbirlerinden farklı surette muhtelif hareketlerde bulunabilirler. bunun için, en fazla işleyen partide tabiatıyla nota sayısı çok olacaktır. neticede önce bu kısmın yazılması gerekir. sonra öbür notalar doğru olarak ve kolaylıkla yazılabilir. böylelikle de partisyonda armoni bakımından yanlışlığa meydan verilmemiş olur, notaların gerektiği gibi alt alta düşüş fark ve şartları mahfuz kalır.

    netice olarak; örneklerde görüleceği üzere, ölçülerde vuruşlar hap alt alta getirilmelidir. a örneğindeki parçanın vuruşları yerli yerinde ve doğrulukla yazılmış olmak için (b örneğinde görüldüğü gibi) partilerin en hareketli yerlerini önce tertiplemeli, öbürlerini buna göre düzene koymalıdır (şekil 29).



    orkestra ve bando partisyonlarında hep bu küçük örneğe göre hareket edilmelidir.

    yazdığımız hususları yazı işiyle uğraşanlar, kompozisyon öğrencileri, müzik okulları ile askerî ve sivil bandolarımızda yetişen gençler baştan bilmeli ve benimsemelidirler. bu, ilerisi için faydalı olacaktır. herkes kendine göre değil, yazılanı her müzisyenin kolaylıkla söküp okuyabilmesini mümkün kılacak surette, yani belirli kural ve esaslara uygun tarzda nota kaleme almaya çalışmalıdır. nota, heceleyip duraklanarak okunmaya tahammülü olan bir vasıta değildir. İlk görüşte rahatlık ve cezbezeyle deşifre edilebilmei gereken bir yazı tarzıdır. güzel ve doğru nota yazmak, ortograf (mû***î imlâsı) yanlışlarından salim müzikler tertiplemek kadar önemlidir. göz virtüözlüğü adını verebileceğimiz süratle okumak imkânını güzel nota yazısı sağlar. çırpıştırma nota gözü ürkütür, eli sürçtürür ve yorumu sakatlar.

    dikkat. partitur veya partilerde porte altlarına yazılacak yabancı dil sıfat, tabir veya kısaltma kelimeleri daima küçük harflerle başlatılmalıdır. şarkı sözlerinin mısra başları majüskül (büyük harf) yazılırlar ve birde üleştirilmesinde heceler arasına (-) işareti konulur. meselâ akşam kelimesi ak-şam olur. bu çizgiler ihmal edilmemelidir. sonra, heceler mesafeli düşebileceklerinden şarkı notalarının da mesafelerce seyrek tutulmaları gerekir. şarkı melodisinde çengellerin taban çizgilerine tercih edilmesi bundandır. bir opera partiturunu basılmışından da bu hususta inceleyiniz, fikir edininiz.

    __________________